#annelik Tumblr posts

  • Annem bugün bir şey söyledi. “Ben sana sadece mutlu ol diye yalan söylerim, üzül diye değil”

    View Full
  • View Full
  • View Full
  • @incyazilim @ihsancunedioglu #annelergünü #içinde #annelik #duygusu #olan #tüm #annelerin #anneler #gününü #kutlarız (Ankara, Turkey)
    https://www.instagram.com/p/CAATUMpDrW6/?igshid=83zfhbyl4b4j

    View Full
  • Hüzün içerir…. Yavrularını kaybeden kedisi için sahibi, bebek bezi kedisi yapıyor… 😖😖😖😖😖

    #Sosyalöküz #anne #ana #annecandır #annelik #kedi #hayvansevgisi #video #videolar #sevgi #acıklı #dram #yavru #insanlık #duygu #hüzün
    https://www.instagram.com/p/B__WFBOgVRt/?igshid=wd07xyvsg3zx

    View Full
  • View Full
  • image

    Yıllar boyu şu tepe olmasaydı denizi daha iyi görürdüm diye saçmaladığıma inanamıyorum bir de şu iki çocuk olmadan önce kendimi gerçekten yaşamış saydığıma..

    View Full
  • Mart ayı benim için başlı başına analık ayı. Kerim’den önce dünya kadınlar günü dışında bahar öncesi sakin gecen mülayim bir aydı. Çok güzel insanlar tanıyorum bu ayda doğan. Şimdi bütünüyle, doğum anılarını, annelik sorgulamalarını canlandıran baya duygusal bir ay-kadınlar günü, Kerim ve (Arapların ve İngilizlerin) anneler günü kombosuyla. Kerim, 17 Mart öğlen doğdu. O doğana kadar yanıma gelen doktorlar hemşireler hep ayni sakayı yaptılar, adını Patrick koy. Önce bunu baygın kafamla çok anlamadım. Sonra tekrar edince o günün St Patrick’s day (galiba Katoliklerin kutladığı bir azizin vefat günü) olduğunu öğrendim. Katar’da doğum yaptığım hastanede Amerikalı ve İngiliz çalışanlar ağırlıktaydı. Demek ki epey bir İrlandalı da varmış ki o gece ve gündüz bana hep onların vardiyası denk geldi, çok şakacı tatlı insanlardı. Baygın hallerimle onlara St Patrick kilisesine gittiğimi Dublin’i çok sevdiğimi falan bile anlatmışım.
    Kerim’in doğduğu gün için birkaç kere yazmaya calistim ama hep çok duygusal şeyler geldi aklıma. Kerim’in doğumu hayatimi öyle değiştirdi ki duygular, telaşeler, yasam tarzı, beklentiler, hayaller, hedefler… İlk zamanlar telaşa kapılmıştım. Okul devam ediyor, iznim az… Katarda sadece Katarlı kadınlar ücretsiz izin alabiliyorlar bize devlet 2 ay koşulsuz ücretli izin veriyor sonrasında da sut izni. Ama uzun sureli ücretsiz izin alamıyor yabancı çalışanlar. Ben zaten öğrenci de olduğum için vize, oturum durumları, bursum derken Kerim 30 günlükken ilk kez derse gittim. Söyle bir yöntem izledim. O dogmadan hiç devamsızlık yapmadım ve verebileceğim bütün ödev sunum hepsini verdim. Fakat hâlihazırda devam eden projeler, yayınlar ve bir de son ödevler vardı. Hepsini o inanılmaz hamile ve çalışmayan zihnimle yetiştiremedim. Zaten yetiştirmem de beklenmedi ve doğumdan 1 ay sonra, haftanın bazı günlerinde 3-4 saat evden çekip azar azar yazarak bitirdim ödevleri ki süreç te 1,5 ay surdu. Ben normalde erken kalkıp, çalışmaya erken başlamayı severim. Oyle gün ortasında gidip başlayamam ve kısa zaman aralıklarında hızlıca gerilerek yazmayı sevmem, son günlerinden çok önce biter elimdeki isler. Ama Kerimle gecen o 2 aylık semester surecinden beri inanılmaz hızlı çalışma ve adapte olma alışkanlığı geliştirdim, eminim pek çok anne baba bunu yapıyordur. Bol zaman insana aheste olma sansı veriyor zaman az olunca hızlı üretmeyi öğreniyor insan.
    Konumuza dönersek, 3 donem bitirme ödevim vardı. Doğum yaptım ve odaya geçtim. Kendime gelince mail atıp, doğum iznine geçmek istediğimi, Kerim’in doğduğunu bölüme bildirdim ki yığınla mail gelmişti, dersler online okumalar vesaire. Çok güzel cevaplar yazdılar hocalarım. Hepsi zaten çok çocuklu hem kültürümü hem çalışan anneliği tecrübe etmiş kalender insanlardı. Bu benim sansımdı; bu kadar yoğun çalışırken, yurt dışında anne olmak. Özellikle Amerikalı bir hocam, (çok unlu bir adam, kısa sure için bize ders vermeye geldi, inanılmaz keyifliydi dersleri) bana çok destekleyici bir mail gönderdi. Derslerin notlarını hocalar diyelim ki 1 haziranda girecekler sisteme, bana demişti ki- Sevgili Betül bu mükemmel donemin tadını çıkar. Elinde ne kadar ödev varsa bitirince bana 30 mayısta gönder, senin ödev teslimin diğerleri ile ayni gün değil.- Katar’da bu tecrübeyi yasamak benim için bir kaç açıdan hem anneliği normalleştirdi hem de çalışan-okuyan anne üzüntülerine gark olmamı engelledi ve okulda özgüven kaybımı azalttı. İlk neden, Katar’da kadınların hem çok çocuklu hem de is ve okul hayatında çok aktif olması. Elbette maddi imkânları, hizmetçileri vesaire bunda etken ama bunu yapıyor olmaları yine de bir tercih ve sistemin onlara esneklik sağlaması. Mesela, sut izni ile çalışan bir anne sabah 7 öğlen 12 arası mesai yapıyor evine mis gibi dinç gidiyor ve maaşını da alıyor. O esnada bebek ya bakıcı ile ya kreşte nadiren büyükler bakıyor. Çünkü Katarlı ailelerde büyükler zaten çok yaşlı, yabancıların büyükleri yanlarında değil. Evde bakıcı da olsa kamera oluyor, kreşlerde de öyle. Bu inanılmaz yaygın bir sistem o yüzden kimse size çocuk kreşte deyince- Türk arkadaşların çoğunlukla yaptığı gibi- annenin bütün enerjisini alan suçlayıcı bir bakışla “yaaaaa kıyamam ben ona” demiyor. İkinci etken beraber calistigimiz, okuduğumuz erkek meslektaşlar ve hocalar. İster Katarlı olsunlar ister Avrupalı o toplumda kadınların aktif ve inanılmaz çocuklu hallerine alışıklar. Sınıfımdaki Ürdünlü, Suriyeli, Filistinli erkek arkadaşlar 3-4-5 çocuk sahibi ve eslerinden durumlara çok aşinalar. Bebekle olmanın zorlukları ile ilgili şaka yapıyorlar ama bunun normalleştiğini görebiliyorum.  Bu konuda daha çok yazacak şey var ama asil söylemek istediğim bir şey daha var. Kerim’in doğduğu günden, yaz tatiline kadar gecen 2,5 aylık surede annem, kayınvalidem ve Erhan güçlerini birleştirip bana o ödevleri yazdırdılar. Önce annem bize yardıma geldi ve doğumdan 6 hafta sonrasına kadar kaldı sonra da kayınvalidem. Sürekli sut bırakır 3 saat çalışmaya çıkar gitmem gereken görüşme ders varsa halleder gelirdim. Bazı aksamlar arkadaşlarımla bile görüştüm. Bana nefes aldırdılar, destek oldular. Bir yabancı arkadaşım seni özgürleştirmişler dedi, Marx’in -emancipation- ifadesini kullanarak. Çok hâkliydi. O yıl bölüm donem sonu yemeğinde belli öğrencilere verdiği takdir belgelerinden bana da verdi. Şu an tam adını hatırlamıyorum ama olağandışı basari belgesi gibi bir şey olabilir, ben de eve gelip onu kayınvalideme verdim, ne yazdığını anlamadı karşılıklı güldük.
    Bunlar güzel hatırladıklarım, bunalımlar, üzüntüler, bebekle nasıl bas edeceğimi bilmediğim Allah’im ben niye tip okumadım dediğim anlar, daha birçok zorluk ve eski hayata duyulan o garip hisler. Burnuma sabah sabah Starbucks kokuları geliyordu. Araba sürmeyi özledim. (Lohusalık duygularımı mı yazsam bir ara?) Mart ayı bana sunu hatırlatıyor, doğum günün olur başka bir gün olur sen bir şey anlatırsın geçmişten güzel bir ani annen yüzüne uzun uzun bakar hem güler hem de “yaaa annecim nasıl geldik bu günlere” bakisi atar çünkü aslında isin kamera arkasını bilir. Ben de kamera arkasını azıcık anlatmak istedim sizlere.

    View Full
  • View Full
  • Oğlum ayağımda uyuyor şimdi emziğini de atmış ağzından. Bugün sabah ananesi ile beni biraz üzse de gözüm hep onda, kalbim onda, ciğerim onda. Bu annelik ne zor şeymiş Rabbim.. sürekli bir şey olur korkusu, sürekli hasta olacak, kötü olacak korkusunu atamıyorum ki içimden doya doya eğlenelim oğlumla.. rahat annelere ne kadar özeniyorum bir bilseniz. Ben de Allah’a tevekkül ediyor ben de O’nun emaneti olarak bakıyorum ama gel de şu yanasıca yüreğime anlat..

    View Full
  • ANNE SEVGİSİ VE EVRİM 

    EVRİM DENEN ŞEY BENCİLLİK TEMELLİDİR. BENCİL OLAN CANLILAR EVRİLİRLER…MİŞ

    GENELDE TÜM CANLILARIN AZ YA DA ÇOK DUYGULARI VARDIR.

    DUYGULAR SOYUT BİR KAVRAM, BİR SONUÇTUR. 

    KİMİ DUYGULAR ÇOK GÜÇLÜDÜR. BENCİLLİĞİ ŞİDDETLE RET EDERLER.

    ÖRNEĞİN ANNELER YAVRULARI İÇİN CANLARINI TEHLİKEYE ATABİLİR VE HATTA CANLARINI FEDA EDEBİLİR.

    SEVGİ, FEDAKARLIK, ACIMA… HANGİ EVRİM MEKANİZMASININ ÜRÜNÜ OLABİLİR?

    SOYUT BİR KAVRAM OLAN DUYGULARIN OLUŞUMUNU RASTLANTILARLA NASIL AÇIKLARIZ?

    DİŞİLERİN ANNELİĞE, ERKEKLERİN BABALIĞA UYGUN VAR EDİLDİKLERİ AÇIKTIR.

    CANLI TÜRLERİ UYGUN YER VE ZAMANLARDA YETERLİ CİNS VE SAYILARDA, YAŞAMAYA VE ÜREMEYE HAZIR HALDE EKSİKSİZ VAR OLMUŞLARDIR.

    KADEMELİ OLUŞUM YANİ EVRİM İMKANSIZDIR.BUNUN AKLA MANTIĞA BİLİME UYGUN BAŞKA AÇIKLAMASI YOKTUR.

    EVRİM TEMELDEN YANLIŞTIR.

    DOĞRU OLAN TERSİNİMDİR. 

    View Full
  • View Full
  • “…Ben bugüne kadar Annelikten daha zor bir iş yapan bir insan görmedim… Annelik gözden düşüyor sanki, evde olmak sanki pek övünülecek bir şey değilmiş gibi… Hayır hayır bu büyük hata olur, yapabileceği hiçbir iş bundan daha önemli değil… Beşiği sallayan dünyayı sallar…”

    | Hayati İnanç

    #annelik gözden düşüyor sanki #aile#annelik#çoçukları#hayati inanç#nasihatler#islam#alıntı #ilmigah ilim meclisi
    View Full
  • Regl döneminde kadınlar neden sinirli olur ?

    Kadınlar hamile olmasa bile annelik iç güdüsü taşırlar. Tüm adet döngüsü hamile kalınmak için tasarlanmıştır.

    Yumurtlama zamanında yumurta hücresi bir spermle karşılaşırsa döllenmiş yumurta fallop tüplerine ilerler bu sırada vücut testestoron hormonu üretmeye başlar.

    Rahim içi duvarları kalınlaşmaya başlar. Eğer hamilelik gerçekleşmemişse progestron seviyesi düşer. Kalınlaşan duvar dışarıya atılır.

    Regl başlar.

    Kadınlarda ki bu annelik duygusu sayesinde bebeğe zarar geleceği düşüncesi doğar ve istemsiz sinirlenme oluşur.

    Her ağrıda bebeğe zarar geleceği düşünülür. Bu yüzden ağrı sırasında çoğu kadın “cenin” pozisyonu alır. Bebeğini korumak için…

    View Full
  • Annem her zaman “Evlat sevgisi her sevginin üzerinde değil mi?” derdi. Hayır anne hepsinin sevgisi ayrı derdim. Anne sevgisi, evlat sevgisi, eş sevgisi, kardeş sevgisi… Her sevgi ayrı. “Hayır.” Derdi inatla. “Evlat sevgisi çok başka.” Neden böyle der anlayamazdım. Belki de en çok sevdiğim anneme, ondan daha çok birini sevebileceğimi söylemek yanlış gelirdi. Kendi kalbini söküp bize verecek kadar çok seven ve bunu iliklerime kadar hissettiren anneme en büyük sevgi yakışırdı çünkü. Bir kızım oldu. Çok sevdim. Büyümesinin her anında daha çok sevdim, çok korktum kaybederim diye, çok şükrettim hak edecek ne yaptım bu hayatta diye. Kızımın her adımında annemi daha iyi anladım. İnsan yetiştirmek ne mahayet gerektirirmiş şimdi daha iyi anladım. Hastayken başından beklerken kalbimde annemi hissettim. Kızım da bir gün anne olursa şayet onun da beni evladını büyütürken her daim kalbinde hissedeceğini çok iyi anladım. Kalbimde o sevgiye başka bir oda açıldı sanki. Bambaşka biri oldum. Bazen kolay olan eski hayatımı özledim. Ama bu sevgiden mahrum kalsaydım yaşamamış olurdum onu anladım. Henüz kızım bir buçuk yaşında. Henüz bir buçuk yıllık annelik tecrübem var ve artık nedenini çok iyi anlıyorum. Anne babalarımızın ömürlerinin yarısını bilmiyoruz. Belki de yarı ömürlerini tanıyoruz. O yarıda seversek ne ala. Minnet duyarsak ne ala. Saygı duyarsak ne ala. Yaşadığımız sürece dua kapıları açık olur. Evlat ise çok başka. Kanımı canımı verdim. Bekledim. Dünyaya getirdim. Besledim. Temizledim. Her gece nefes alış verişini izledim. Son nefesime kadar her şeyine şahit olmak ona minicik bir şey katmak için her şeyi yaparım. Bence en büyük mutluluk insanın tüm sevdiklerinin bir arada olması. Çok şükür bunu tattım bu hayatta. Şimdi anneme gönül rahatlığı ile diyebilirim ki bugün kalbimde kızıma yeni bir oda açabildiysem, sonsuz sevgimi ilgimi ona verebildiysem, merhameti iyiliği kalbine yerleştirebildiysem, bugün bu kişi olabildiysem annem sayesinde. Anne sevgisi minnet ile evlat sevgisi emek ile beraber. Kalbimde çok başka sevgiler. Kalbim artık çok daha büyük anne. Kalbim bugün bu kadar büyüyebildiyse senin sayende.

    M.A.

    View Full